Bodrum’da 45 yıl önce ev pansiyonculuğu ile başlayan turizmin yerini herşey dahil 5 yıldızlı lüks tatil köyleri ve otellere bırakması pansiyonculuğun bitme noktasına gelmesi Bodrumluları isyan ettirdi. 1970-80 yılları arasında Bodrum’da 1500’e yaklaşan pansiyon sayısı son beş yılda 100’ün altına kadar düşerken birçok pansiyon sahibi işyerlerini dönerci , disko, personel lojmanı, market ve butik olarak kiralamaya başladı.
Pansiyonculuğun öldüğünü, arkasından ise ağlayanın olmadığını devletin ise küçük yatırımcı yerine rant peşinde koyan zengin yatırımcıya destek verdiğini söyleyen 25 yıllık pansiyoncu Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Köylü, “ 1950’li yılların sonunda ev pansiyonculuğu ile turizm yapmaya başlayan Bodrumlu turizmci rant kurbanı oldu. Pansiyon turizminde yöre halkı ile turistler iç içe yaşarken, herşey dahil sistem ve hala belirlenememiş turizm stratejisi nedeniyle pansiyonculuk bitme noktasına geldi. Pansiyoncular ve küçük otel işletmecileri dev turistik tesisler karşısında grossmarketlerin yanında mahalle bakkalı gibi kaldı. Artık kendimi turizmci değil bakkal gibi hissediyorum.Acil turizm master planı yapılarak devletin pansiyoncuya ve küçük işletmeciye sahip çıkması gerekir, aksi takdirde orta direk tatil yapma olanağını tamamen yitirecek” dedi.
Turistlerden, utandıkları için para alamazlardı.
Muğla’nın Bodrum ilçesinde 1950 ‘li yılların sonlarında ev pansiyonculuğu ile başlayan turizmin son 15-20 yıl içerisinde yarımada genelinde yerini hızla artan beş yıldızlı dev turistik tesisleri ve tatil köylerine bırakması , sayıları 50’lere kadar düşen pansiyoncuları ve küçük otel işletmecilerini isyan ettirdi.
Üç yüz yıllık eski Bodrum evlerinin bir-iki odasında ilçeye gelen yerli ve yabancı turistlere açarak ev pansiyonculuğu ile başlayan turizmde 1980 li yıllara kadar ilçede 500’ün üzerinde pansion bulunduğunu ancak son 20 yıl içerisinde dev yatırımlar nedeniyle pansiyonculuğun rekabet gücünün azaldığını belirten Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Kocadon “ Turizmin başladığı yıllarda pansiyonculuk yapan Bodrumlular misafir diye adlandırdıkları turistlerden utandıkları için para bile alamazdı. 1959 yılında kurulan ilk turizm derneğimiz aracılığı ile pansiyoncular için bağış gibi para toplardı.Turistler gittikten sonra ev sahiplerine verilirdi. Tatil için pansiyonlara gelen turistler, ev sahipleri ile birlikte aynı masada yemeğini yer, inek otlatmaya çıkar, içecekleri sütleri sağardı. 1970’li yıllarda pansiyonlara ilgi artınca, yarımada da gelir düzeyi de arttı. Pansiyonculukta o yıllarda üç ay para kazanan işletmeciler geri kalan 9 ayda o para ile rahat geçinirdi. Ortak direk ile zenginler aynı ortamda tatil yapar, kaynaşma olurdu. Hatta o yıllarda Bodrum’a gelenler, hala Bodrum aşığıdır. Birçok tatilci Bodrum’ a aşık olup burada evlenmiştir.Ama Bodrum’un begonvil ve sarmaşık içindeki pansiyonları kalmadı artık. Şimdi ise yılın 12 ayı çalışmasına rağmen geçinemediği gibi şehir merkezinde ki birçok pansiyon artık dev otellerin personel lojmanı, disko, market, lokanta , butik olarak kiralanmaya başlandı. Yani pansiyonculuk öldü, arkasından ağlayanı yok” dedi.
Otel ve pansiyoncular: “Ekonomik yönü ağır basıyor”
Mars Otel işletmeci ve 22 yıldır turizm işletmeciliği yapan evli ve iki çocuk babası 48 yaşındaki Turan Şahindaş, “ 22 yıl önce turizm ve otelcilik daha amatör ruhla yapılıyordu. Ancak daha candan ve sıradandı, günümüzde ise ekonomi boyutu ön plana çıktı.. Pansiyonculuğun ve ev pansiyonluğunun yapıldığı yıllarda turistlerle arkadaşlık, dostluk gelişmişti, o yıllarda misafirimiz olan ve bugün hala yazıştığımız , hala tatile gelen müşterilerimiz var. Son 7 yılda patlayan her şey dahil sistemi, pansiyonculuğu silme noktasına getirirken pansiyonunu kapatmak için devletten destek alamayan işletmeci tesisinide yenileyemedi. Bu sistem belki gerekli ama, belirli yerlerde ve belirli yatak sayısına sahip otellerde yapılması gerekir. Bodrum’da 60 yatağa sahip, oteller bile artık bu sisteme yöneldi” dedi.
25 yıllık pansiyoncu Köylü: “Kendimi bakkal gibi hissediyorum”
5 bin yıllık tarihi geçmişi ve kültüre sahip Bodrum kentinin arazi yapısı, miraslardan kaynaklanan toprak bölünmeleri nedeniyle turizme pansiyonculukla başlamaya mecbur kaldığını belirten BODER üyesi Zeki Köylü, “Bodrum’un her koyunda farklı bir yaşam ve hikaye var. Bodrum ter türlü etkiye, her türlü fiziki saldırıya rağmen yinede korunmuş bir turizm kentidir.. Nitelikli yatak deyince sadece 5 yıldızlı oteller, pansiyon denince ise akla hemen kalitesiz yerler akla geliyor. Oysaki Bodrumlular yıllarca çok temiz pansiyonlarda yerli ve yabancı turiste birlikte hizmet etti. Turizm bölgelerindeki 1 yada 2 yıldızlı pansiyonlarda yada otellerde nitelikli hizmet olabilir. Kitle turizminin getirdiği her şey dahil sistemiyle de mücadele etmek çok zor. Bizler grosmarketlerin önündeki küçük bakkal dükkanları gibi kaldık. Bodrum ve Ege bölgesinde yok olmaya tutan pansiyoncunun derdini dinleyen , feryadını duyan yok, lüks otellerde fabrikalarda halı dokuyorlar. Ama unutmamak gerekir ki el yapımına da fabrika yapımına da ihtiyaç var” dedi.
Köylü: “Turizm Komisyonu kurulsun”
Bodrum’da artık, deniz kum, güneş yerine başka alternatiflerin pazarlanması gerektiğini belirten Zeki Köylü, “ Herşey dahil sistem gerçek talebine göre yapılmıyor. 35-70 Euro üzerinden oteller pazarlanıyor. Bu bugüne kadar 1-3 yıldızlı otellere ve pansiyonlara gelen müşterilerin bu sisteme kayması sağlanıyor. İlçede bir turizm komisyonu oluşturulup, her şey dahil sisteminin nitelikleri belirlenip, bu da komisyonun oto kontrolüne verilebilir. Böylece haksız rekabetin önüne geçilirken pansiyonlarımıza nitelik ve konsept kazandırmamız, bunun içinde yerel kurumlardan, bakanlıktan destek almamız şart. Çıkarılacak yasalarla pansiyonculuk yeniden özendirilmeli, pansiyoncuya para değil , oteli yenileyene 5 yıl kurumlar vergisinden muaf tutulması, çalışan personelinin 5 yıl sigortasını devletin karşılaması gibi kolaylıklar sağlanmalı. Pansiyonculuğu mutlaka yaşatmak gerek , aksi takdirde orta direğin tatil hakkınıda elinden almış oluruz. Bu nedenle acilen yerelde ve ülke genelinde pansiyonculuğa kolaylık sağlayan, destekleyen yeni turizm yasası çıkarılmalı. Pansiyonculuk da batıyoruz demiyorum, çoktan battıkta bir çıkış yolu arıyoruz” dedi