Otelciler iç pazarlarda Ramazan ayından dolayı meydana gelen düşüşün, başta Almanya, İngiltere ve Hollanda olmak üzere Avrupa ülkelerinde hızlanan son dakika satışları ile dengelendiğini, bu nedenle doluluk oranlarında bir azalma meydana gelmediğini söylediler.

Kıyı bölgeleri önlemler aldı
Antalya Lara’daki otelciler, Ramazan ayı nedeniyle ağustosta yerli müşteri sayısının azaldığını ancak kendilerinin bu durumu önceden ön görerek partnerleri ile birlikte çalıştıkları pazara yönelik önlem aldıkları için önemli bir sorun yaşanmadığını belirtiler.

Şehir otelleri iftar sofralaraçarak denge kurmaya çalışıyor
Kıyı bölgelerindeki oteller Ramazan ayı boşluğunu bu yolla dengelerken, başta İstanbul olmak üzere şehir otellerinin de iftar sofraları ile cirolarını dengelemeye çalışıyor. Bu arada Ortadoğu ülkelerinden Ramazan ayında oruç tutmak istemeyen bir kesimin de bu amaçla İstanbul’a geldiğini, bu kesimin büyük bir sayı oluşturmasa da bu ülkelerden ziyaretçi trafiğinin tamamen kesilmediğini belirten otelciler, Ramazan ayı nedeniyle doluluklarda büyük bir düşüş yaşanmayacağını söylüyorlar.

Arapların oruç olanları dönüyor, yenisi gelmiyor
İstanbul Taksim’deki Elite World Hotel Genel Müdür Yardımcısı Sarhan Keyder, Araplar’ın Ramazan ayını genelde evlerinde geçirdiğine işaret ederek, “Ağustosta Arap turist olmayacak. İranlı turistler ise gelmeye devam ediyor” dedi.
Ortadoğu ülkeleri ile çalışan Karnak Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Ali Abet, ağustos ayı itibariyle Arap turist sayısının yüzde 90′a yakın oranda düşeceğini belirterek, “Ama bayramla birlikte ekim ayına kadar tekrar başlayacak” diye konuştu.
Öte yandan Ramazan ayı olmasına karşın Ortadoğu ülkelerinden Bursa’ya gelişlerde önemli bir düşüş olmadığı belirtiliyor.

İç pazarda fiyatlar düştü
Bu arada Ramazan ayı nedeniyle iç pazarda fiyatların düştüğü belirtiliyor. Ramazan nedeniyle fiyatlarını indiren tesisler arasında ‘tesettür oteli’ olarak bilinenler de var.
Bunlardan Antalya Alanya‘daki Alaiye Adin Beach Hotel, Ramazan ayında fiyatlarında yüzde 50 indirim uygulayacağını açıkladı.

turizm öğrencileri derneği basın duyurusuTurizm Öğrencileri Derneği tarafından düzenlenen Üçüncü Turizm Öğrencileri Kurultayı, 14-16 Nisan 2011 tarihlerinde Bodrum Bellacasa Suites & Club Hotel ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Açılış Kokteyli ile başlayan Kurultay’da onlarca öğrenci, en iyi şekilde birbirleri ile tanışıp, kaynaştılar.

Toplam 130 öğrencinin katıldığı Kurultay’da öğrenciler; “Turizm eğitimine teşvik için neler yapılabilir?”, “Eğitim sonrası yaşanan istihdam sorunları”, “Üniversitelerde dil eğitiminde yaşanan sorunlar” ve “Turizm mezunlarının sektörde sürekliliğinin olması için neler yapılabilir?” olmak üzere belirlenen dört komisyonda, kurultay delegelerinin seçtiği komisyon başkanlarının gözetiminde çalışmalarını yürüttüler. Çalışmalar sonrasında ortaya konulan öneriler, öğrencilerin ne denli bilinçli olduklarını ispatlar nitelikteydi.
Turizm Öğrencileri Derneği tarafından organize edilen bir diğer etkinlikte, Kafkas Dans Grubu gösterisiydi. Bellacasa Suites & Club Hotel havuz başında Kafkas Dans Grubu gösterisini coşku ile izleyen öğrenciler, Kurultay çalışmalarının tamamlanmasının ardından, Bodrum şehir turu ve Bodrum Kalesini ziyareti de kapsayan geziye katıldılar.

Turizm Öğrencileri Derneği Çalıştayı oluşturuluyor..

Turizm Öğrencileri Derneği tarafından hayata geçirilecek olan Turizm Öğrencileri Derneği Çalıştayı adlı projeyi önümüzdeki yıl düzenlemek üzere bir kurul seçimi de yapıldı. Seçilmiş olan düzenleme kurulu yedi kişiden oluşmakta ve bir yıl boyunca görevlerini sürdürmekle yükümlü olacaklardır. Kurultaya katılan delegelerce seçilen Düzenleme Kurulu ise aşağıda belirtilen isimlerden oluşmaktadır:
Suat GÖRGEÇ           – Ege Üniversitesi
Efe SOYAK               – İstanbul Ticaret Üniversitesi
Emre ALTINLESER      – Çukurova Üniversitesi
Yasin ÇOTUR             – Erciyes Üniversitesi
Soner KÜÇÜK             – Gazi Üniversitesi
Selim BALLI               – On Sekiz Mart Üniversitesi
Raif ÇAKMAK              – Balıkesir Üniversitesi

2010 – 2011 Dönemi Turizm Öğrencileri Konsey üyeliği görevini yürüten Serikbol MEDEUKHAN (On sekiz Mart Üni.), Mertcan KEMER ( Ege Üni.) ve Ahmet BARIK’ın (Çukurova Üni.) konuşmaları ardından Konsey üyeliği görevini devretmek üzere kürsüye çıkan Turizm Öğrencileri Konsey Başkanı Cengizhan GÜRIŞIK (Mersin Üni.), Kurultaya katılan delegelerce dakikalarca alkışlandı.
Turizm Öğrencileri Derneği Başkanı olarak sözlerime devam ediyorum diyen GÜRIŞIK, yeni projelerle öğrencilerde farkındalık yaratacakların altını çizdi ve  tüm katılımcılara ayrı ayrı teşekkürleri iletti.
Turizm Öğrencileri Derneği TURÖD
www.turod.org.tr

Mısır ProtestolarMısır’da olayların artması rezervasyon iptallerini başlattı!

Mısırda protesto olayları hızla büyüyor. Ölü ve yaralıların artması tur operatörlerinin iptalleri başlatmasına yol açıyor.

Thomas Cook ve FTI gibi tur operatörleri ülkeye olan uçuşlarını iptal etti. Avrupa ülkeleri Mısır’daki ve oraya giden vatandaşlarını dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Mısır’da 3 gün önce başlayan protestolar yayılıyor. Yer yer sokak çatışmalarının yaşandığı ve barikatların oluşturulduğu Mısır’da ölen ve yararlananlar da olduğu bildirildi. Olaylarda resmi makamlara göre 500, bağımsız bir avukat derneğinin iddiasına göre ise 1200 kişinin gözaltına alındığı ifade ediliyor.

Ülkede 30 yıldır iktidarda olan Mübarek’in istifa etmesini isteyen protestocuların salı gününden beri birçok şehirde düzenlediği eylemlerde şu ana kadar 6 kişi hayatını kaybettiği öğrenildi.

Akdeniz çanağında önemli turizm destinasyonlarından olan Mısır’da meydana gelen olaylar, özellikle Avrupa ülkelerinden ülkeye olan turistik seyahatleri de olumsuz yönde etkilemeye başladı. Özellikle ülkeye en fazla turist gönderen Almanya’da Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarını Mısır seyahatleri konusunda uyarırken, toplu gösteriler ve protesto eylemlerinin olduğu bölgelere yaklaşılmamasını önerdi.

Ülkenin önemli turizm bölgesi Kızıldeniz kıyılarında herhangi bir gerginlik olmadığı, ancak buna karşın, Almanya’da pazarın önde gelen tur operatörlerinden Thomas Cook ve FTI’nin ise Mısır’a günlük uçuşlarını iptal ettikleri öğrenildi. Pazardaki ikinci büyük tur operatörü Rewe ise salı gününden bu yana başkent Kahire’ye yolcu götürmediğini bildirdi.

iş arayanlarTurizmde istihdam düşüşü yaşandığı istatistikler sonucu ortaya çıktı.

Kariyer.net’e göre, geçtiğimiz aralık ayında genel olarak tüm sektörlerde işe alımlar artarken düşüş yaşayan tek sektör turizm oldu. 12 aya çıkartamadığımız, yaz ve bahar ayları ile sınırlı turizm sektörünün ,  istihdam istatistiklerine yansıyan durumu.

kariyer.net 2010 Aralık Ayı İstihdam Endeksi sonuçları açıklandı.

Buna göre, 2010 yılının kasım ayına göre yüzde 33 artış gösteren yeni iş ilanlarının sayısı, 11 bin 116′ya ulaştı. Tüm sektörlerde yükselişe işaret eden bu durum yapı, telekom, sağlık, otomotiv, bilişim ve üretim iş ilanı sayısında hem yılın, hem de tüm zamanların rekor seviyesine ulaşarak, sektörlerdeki iş potansiyellerini de ortaya koydu.

Akşam Gazetesi’nde yayınlanan habere göre, sektörlerin en çok yeni iş ilanı sayısına göre sıralaması ise, ”Yapıda 1140, tekstilde 923, bilişimde 841, sağlıkta 827, telekomda 450, otomotivde 626, turizmde 350, gıdada 499, üretimde 514, finansta 256 yeni ilan” şeklinde gerçekleşti.

TEK DÜŞÜŞ YAŞANANAN SEKTÖR TURİZM

Geçen aya göre düşüş gösteren tek sektör, işe alım sezonu şubat–mart aylarında başlayan turizm oldu. Turizm ilanlarında yüzde 3′lük bir düşüş yaşandı.

Sağlık sektörünün Anadolu’daki yatırımları, belirli şehirlerdeki iş ilanlarının artışına önemli ölçüde yansıdı. Batman, Bartın, Elazığ, Sivas, Erzincan şehirlerinden gelen iş ilanlarındaki artış dikkati çekti.

Aralık ayı içinde en çok iş ilanı, yine satış temsilciği ve mühendislik pozisyonları için yayınlandı. Tüm pozisyonlar için verilen ilanlarda artışlar gözlenirken, bilişim ve telekom sektörlerindeki artış, özellikle yazılım uzmanı pozisyonuna olan talepte kendini gösterdi.

2010′DA İŞ İLANI EN ÇOK PERAKENDEDE ARTTI

2010′da toplam yeni iş ilanı sayıları bir önceki yıla göre yüzde 50 arttı. 2009′da 72 bin 180 olan yeni iş ilanı sayısı, 2010′da 108 bin 417′ye ulaştı. Yılın en çok istihdam imkanı sunan sektörü tekstil oldu.

Yapı sektörü de yurt içinde olduğu kadar yurt dışındaki yatırımlardan da hız alarak toplam 10 bin 117 iş ilanıyla önemli bir istihdam potansiyeli yarattı.

İş ilanı sayısında ortalama artış oranı yüzde 50′nin üzerinde kalanlara bakıldığında, alışveriş merkezi yatırımlarıyla hız kazanan perakende, 2009′dan bu yana yüzde 89 artışla dikkati çekti.

Krizden büyük ölçüde etkilenen otomotiv ve üretim sektörleri ise, sırasıyla yüzde 78 ve yüzde 63 artış kaydederek, 2010 yılında toparlanma içine girdiğini ortaya koydu.

Yeni ilanların artış hızında ve sayısında Anadolu’yla İstanbul kıyaslandığında, sadece İstanbul için yayınlanan iş ilanlarının, Anadolu’dan daha fazla olduğu gözlendi. Bu tabloda, İstanbul’un nüfusu ve istihdam potansiyelinin yanı sıra, Anadolu’daki işverenler arasında internetten personel aramanın hala İstanbul’daki kadar yaygınlaşmamış olması da rol oynuyor. İstanbul’da iş ilanlarının sayısı 2009′dan 2010′a yüzde 72 oranında artarken, bu oran Anadolu’da yüzde 50 olarak gerçekleşti.

EN ÇOK MÜHENDİS ARANDI

En çok aranan pozisyonlarda uzun yıllardır birinci sırada yer alan satış temsilciliği, 2010′da yerini mühendislik pozisyonuna bıraktı. 2010′da mühendisler için 12 bin 130, satış temsilcileri için 8 bin 248 iş ilanı yayınlandı.

Öte yandan en çok iş başvurusu satış temsilciliği için yapılırken, mühendislik ikinci sırada, genel başvuru üçüncü sırada yer aldı.

En çok yeni öz geçmiş gelen şehirler İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya olarak sıralanırken, İstanbul’un Avrupa yakasında yaşayanların Anadolu yakasına göre yüzde 40 civarında daha fazla öz geçmiş oluşturması dikkati çekti.

Özgeçmiş artış hızına bakıldığında ise, Bingöl’de yüzde 97′lik bir oran gözlenirken, Kastamonu, Bayburt, Uşak ve Kırıkkale’de yüzde 40′lara varan oranlarda artış yaşandı.

İbrahim Acar

İl Kültür ve Turizm Müdürü

2011′in ilk 15 günlük döneminde 67 bin 829 turist geldi.

AA muhabirinin Antalya Kültür ve turizm İl Müdürlüğü’nden edindiği bilgiye göre, 15-16 Ocak tarihlerini kapsayan hafta sonunda Antalya Uluslararası Hava limanı’ndan 12 bin 463 turist giriş yaptı. 1-15 Ocak tarihlere arasında ise Antalya’ya 67 bin 829 turist geldi. Buna göre bölgeye gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düşüş gösterdi.

Antalya’ya geçen yıl aynı dönemde 74 bin 838, 2009 yılında 55 bin 280 ve 2008 yılında da 73 bin 412 turist girişi olmuştu.

Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü İbrahim Acar AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl geçen yıla göre daha iyi bir turizm sezonu yaşanabileceğini söyledi. Acar, ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı ile turizm sektörü 2011 yılında tanıtım atağına başladı. Avrupa’nın en büyük turizm fuarlarında Türkiye ve Antalya’nın tanıtımı yapılıyor. Geçen yıldan daha iyi bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum’ dedi.

Kaynak: AA haber ajansı

Başkan Sururi Çorabatır, AKTOB olarak katılım sağladıklarını uluslar arası fuarlardan elde ettikleri izlenim ve bilgileri paylaştı.

Sururi Çorabatır

Manzara olumlu

2011 yılında, Antalya başta olmak üzere Türkiye’ye yönelik turist hareketlerinde önemli gelişmeler yaşanacağını, bir çok pazarda çift haneleri büyüme sağlanacağını vurgulayan AKTOB Başkanı, “Ancak, üstün yanlarımızdan biri olan kaliteli hizmet anlayışını devam ettirmemiz gerekir, rehavete kapılmayalım” dedi.

AKTOB olarak 40 dolayında uluslar arası fuara katılacaklarını, Antalya ve ülkemizin tanıtımına devam edeceklerini belirten Çorabatır, “Şu ana kadar katıldıklarımız içinde oldukça olumlu izlenimler elde ettik. Beklentimiz Antalya özelinde 11 milyona yaklaşmak. Ancak bunu için bu sektörden katkı sağlayan herkesin aynı anlayışla çalışmaya, katkı vermeye devam etmesi gerekiyor” uyarısında bulundu.

İngiltere, Hollanda, Avusturya, Norveç ve Studgard’taki uluslar arası fularlarda önemli bilgiler elde ettiklerini vurgulayan Çorabatır, geçen yıllara oranla Türkiye ve Antalya’ya olan ilginin devam ettiğini belirtti.

Bu yıl Antalya olarak tanıtma çalışmalarında özellikle Valiliğin katkılarının büyük olduğunu da söyleyen Çorabatır, il özel idaresinden tanıtma malzemelerin iletiminde sağlanan maddi manevi katkı gibi sektörün çeşitli kesimlerinden de gelen desteklere teşekkür ettiğini ifade etti.

Workshoplar yapılacak

Yurtdışı tanıtımda Antalya bölgesinin çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade eden AKTOB Başkanı, “Bundan sonra katılacağımız fuarlarda yenilikler düşünüyoruz. Bunlardan biri de workshoplar. Ancak bunlar alışılagelmiş şekilde değil, oralardaki talebi doğrudan etkileyen organizasyonlar olacak. Bu konuda Tanıtma Genel Müdürlüğü ile de koordine içinde olmak istiyoruz” dedi.

Öte yandan uluslar arası fuarlara hem sayı hem de yer itibariyle daha büyük ölçekte katılım sağlamaya devam edeceklerini de ifade eden Çorabatır, “Bu yıl Berlin’deki ITB Fuarı’nda 300 m2 yer alıyoruz. Burada bölgemizi en iyi şekilde tanıtacağız” şeklinde konuştu.

Vural ÖgerÖger Tur’un kurucusu ve eski sahibi Vural Öger, Türkiye için turizmdeki en büyük tehlikenin sahillerin yüksek binalarla betonlaştırılması, çirkinleştirilmesi olduğunu; bunun Türkiye turizmini bitireceğini söyledi.

Öger, yaptığı açıklamada, geçen turizm sezonunu ve gelecek yılı değerlendirdi. Almanya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısında geçen turizm sezonunda ciddi artış olduğunu, turist sayısının 3 milyon 700 bine yaklaştığını belirten Öger, Türkiye’ye en fazla turist götüren ülkelerin sırasıyla Almanya, Rusya ve İngiltere olduğunu kaydetti. Almanya’dan Türkiye’ye gelecek turist sayısında bu yıl yüzde 8-10 arasında artış beklediğini ifade eden Öger, ”Diğer ülkelerden de Türkiye’ye gidecek turist sayısının artacağını düşünüyorum. Bütün Avrupa ülkelerinde bu yıl Türkiye’ye yönelik büyük artış var” dedi.

”Türkiye İspanya’yı geçebilir”
Önümüzdeki turizm sezonunun iyi bir sezon olacağını, Türkiye’ye Rusya’dan, Almanya’dan gelen turist sayısı artacağını düşündüğünü kaydeden Öger, ”Almanya’da bugün Yunanistan’a, İspanya’ya giden turistler Türkiye’ye yönelmeye devam ederse, benim görüşüm 2020′lere doğru Türkiye bir numara olabilir, İspanya’yı geçebilir” dedi.

Türkiye’yi ”verilen servisle ödenen para arasındaki ilişki ideal ülke” şeklinde tanımlayan Öger, Yunanistan’da fiyatlar Türkiye’ye oranla çok pahalı olmasına rağmen servisin Türkiye’deki kadar iyi olmadığını, İspanya’da fiyatların çok arttığını, Türkiye’de tatilin Avrupalı turistin bütçesi için iyi olduğunu anlattı.

Öger, Yunanistan’daki krizin Türkiye’ye gelen turist sayısını artıracağını belirtti. Turizm açısından Yunanistan’ı değerlendiren Öger, ”Yunanistan’daki oteller genellikle daha eski, Rodos’taki otellerin ortalama yaşı 30. Yenilemiyorlar, serviste kötüleşme var. Avro girdiği için maliyetlerde büyük artış var. Ege Denizi, Doğu Akdeniz’de tatil yapmak isteyen Almanların çoğu Yunanistan yerine artık Türkiye’yi tercih ediyor. 20 yıl önce Yunanistan’a giden turist sayısı Türkiye’den fazlaydı. Türkiye bunu günümüzde üçe katladı. Türkiye’ye Almanya’dan Yunanistan’a kıyasla 3 misli daha fazla turist gidiyor. Bu servis eksikliği, fiyatların yüksekliği, otel kalitesinin düşmesinden kaynaklanıyor” görüşünü ifade etti.

Yeşil alanlar çoğaltılmalı
Yapılaşmaya çok dikkat etmek gerektiğini de vurgulayan Öger, ”yeşillikleri kaldırarak, betonlaşarak kaybederiz” görüşünü ifade etti. Turistlerin beton, blok binalar görmek istemediğini belirten Öger, ”bunun en ideali, olabilse binaların boyu ağaçların boyunu geçmeyecek şekilde yapılaşmaya gidilmesi” dedi.

Türkiye için turizmdeki en büyük tehlikenin sahillerin yüksek binalarla betonlaştırılması, çirkinleştirilmesi olduğunu kaydeden Öger, bunun Türkiye turizmini bitireceğini söyledi. Öger, ”hiç olmazsa bundan sonraki yapılaşmada Ege’de bir kat yüksekliği tahdidi getirilip, yeşil alanları çoğaltacak politikalar oluşturulmalı” dedi. Öger, devletin belli konularda tahdit koyması, bu konunun ”belediyelerin tekelinde olmaması” gerektiğini söyledi.

Kalifiye personel eksiği
Türkiye’de turizm sektöründe ”lisan ve kalifiye personel eksiği” bulunduğuna işaret eden Öger, şu görüşleri dile getirdi: ”Turizm bölgelerinde turizm liseleri, turizm okulları açılmalı. Resepsiyon müdürü vs. ikinci kategorideki yönetenler açısından Türkiye’de kalite eksikliği var. Garsonların bile daha iyi eğitilmesi gerekiyor. Üzerine beyaz ceket giyene ‘garson oldu’ deniyor. Çünkü talep çok. Bence bu sektörde bir an evvel bakanlığın turizm okulları, turizm liseleri, turizm personeli yetiştirecek okullara ön ayak olması lazım. Seyahat rehberinden garsona resepsiyon sorumlusuna kadar sektördeki her alanda eğitim, sertifika veya diploma verilmeli. Bu konunun üzerine eğitim açısından eğilmek lazım. Eksiklik burada. Ayrıca, turizm bölgelerindeki halkın da daha iyi eğitilmesi gerekiyor. Hatta turizm bölgelerinde bütün ilkokullarda, ortaokul, liselerde İngilizce, Almanca derslerinin daha fazla olması gerekir. Bizde sorun lisan bilmemekten kaynaklanıyor. Belediyeler lisan kursları açıp esnafa, orada yaşayan halka ücretsiz lisan dersi verilmesini sağlayabilir. Bugün Antalya’da herkesin İngilizce ve Almanca konuşması gerektiğini düşünüyorum.”

Türkler yaparken öğreniyor
Türk insanının riski çok sevdiğini, turizm işini de kısa zamanda öğrendiğini kaydeden Öger, Türkiye’de 20 yıl önce oteller yapıldığında, tüm otel müdürlerinin yabancı olduğunu anlattı. ” Öger, Türkler bu işi çok çabuk öğrendi, iyi öğrendi. Bölgede şu anda yabancı müdüre rastlamıyorsunuz” dedi. Türkler bu işi iyi öğrense de bir eksiklik bulunduğunu, kalifiye personel için eğitimin gerekliliğini yineleyen Öger, ”Türkler, ‘yaparken öğreniyor’. Keşke önceden öğrenip gelseler. Herkes liseye, üniversiteye gidecek diye bir şey yok. İlköğretimi bitirdikten sonra gelin turizm eğitim okuluna, sertifika alın, para kazanın. Hazır sektör var, 27 milyon turist geliyor. Kalifiye personele ihtiyaç var. Eğitimler sertifikalı, belgeli hale gelmeli. İyi servis için sektörde kalifiye personel gerekli” diye konuştu

Türkiye, 26 milyon kişiye ulaşan yabancı turist sayısıyla Akdeniz’de yıldız gibi parlarken 8 bin yıllık İzmir’in yabancı turist sayısında 1 milyon 250 bini güçlükle aşması, sonunda kenti harekete geçirdi… 

izmir manzarası

İzmir

2011′de kente gelen turist sayısını artırmak, İzmir’i cazibe merkezi haline getirmek isteyen turizmciler üç koldan çalışmaya başladı. Buna göre yalnızca geçtiğimiz yıl 141 seferle 355 bin kruvaziyer turistinin geldiği İzmir’de, Körfez Turu için 2 tekne çalışacak. Bunun yanı sıra Alman turist sayısını artırmak için turizmciler, Frankfurt’taki Road Show’a 40 kişiyle çıkarma yapacak. Norveç’ten Sakız’a giden yolcular artık için de İzmir ‘toplanma noktası’ haline geldi. Norveçli turistlerin İzmir’de gecelemesi için çalışılıyor:

Proje 1- Körfez’de boyoz-yumurta sefası İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş’ın kruvaziyer turistlere yönelik Körfez Turu projesini hayata geçiren Çeşme Esnaf Odaları Birliği Başkanı Mustafa Cenger, kente gelen kruvaziyer yolcuları için 90-120 dakikalık körfez turu düzenleyecek. Cenger ayrıca, yaz döneminde İzmirlileri denizle buluşturmak için Alman Adası turu düzenleyip sabahları Körfez’de, boyoz ve yumurtadan oluşan kahvaltı, öğleden sonra ise kumru turu organize edecek. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ise ‘zarar eder, seferler kaldırılabilir’ riskine karşı, zarar olması halinde bu tekneleri sübvanse edeceklerini belirtti.

saat kulesi 

Proje 2- Alman turistlerin sayısı ‘Tanıtım Turu’ ile artacak Kente turizm konusundaki diğer müjde ise Ege Turistik İşletmeciler ve Konaklamacılar Birliği (ETİK) ile Destination İzmir Grubu’nun ortaklaşa düzenleyeceği Road Show (Tanıtım Turu) oldu. ETİK Başkanlığını Haluk Nişlioğlu’ndan devralan Mehmet İşler ile Destination İzmir Sözcüsü Bülent Tercan, 28-30 Mart’ta İzmir’in tanıtımında bir ilke imza atarak Frankfurt’ta Road Show (Tanıtım Turu) gerçekleştirecek. 40 kişilik İzmir ekibi, Alman tur operatörleri ile bir araya gelerek kente gelen Alman turist sayısını artırmak için tanıtım yapacak. Bülent Tercan, “İzmir, turizmde cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Kentimize gelen nitelikli Alman turist sayısını artırmak için Frankfurt’a gerçekleştireceğimiz road showları gelecek dönemde sıklaştıracağız” diye konuştu.

Proje 3- Norveçliler için toplanma üssü olduk Norveç’ten Yunanistan’ın Sakız Adası’na turist getiren Wing Hellas adlı turizm şirketi, merkez olarak İzmir’i seçti. Yani şirket, mayıstan itibaren haftada 4 gün Oslo’dan yaklaşık 100 kişilik turist grubunu İzmir’e getirecek. SunExpress’in direkt uçuşu ile mayıs-eylül ayı boyunca kente yaklaşık 5 bin zengin Norveçli turist gelecek. Bu turistler önce Çeşme’ye, sonra Sakız’a gidecek. Bu turistlerin Ege’de ve İzmir’de kalması için çalışma yapılacak.

Kaynak: Habertürk

boğa güreşiTurizm resmi makamlarından yapılan açıklamaya göre, İspanya, 2010 yılını, yabancı ziyaretçi girişlerinde % 1,4 artışla tamamladı. 2007 yılından bu yana gerileme yaşayan ülke, 2010’da 53 milyon ziyaretçi ağırlarken, 2 yıldır süren gerilemeyi de 60 milyon bandına yaklaşarak aştı.

İspanya, küresel kriz gibi talebin kısmen daraldığı 2008’de % 2,3 ve 2009’da da % 8 dolayında gerileme yaşamıştı. 2010’da sağlanan bu gelişmeye rağmen ülke hala 2007 yılı seviyesinin oldukça gerisinde.

Diğer yandan ülke 2010’da turizm gelirlerinde de % 2,5 dolayında büyüme yakaladı. İspanya’nın geçen yıl 49,1 milyar avro gelir elde ettiği tahmin ediliyor.

Ülke geçen yıl en canlı artışı İtalya pazarında yaşarken Rusya ve Hollanda pazarlarında da iki haneli büyümeleri yakaladı.
Büyüme, bu pazarların dışında kuzey Avrupa ülkelerinde ve Fransa’da da görülürken, yakalanan artışın Almanya ve İngiltere gibi iki ana pazardaki gerilemeyi telafi ettiği de belirtiliyor.

Ülkenin turistik merkezlerinden Kanarya Adaları’nda % 5’den fazla büyüme olduğu, benzer gelişmenin Katalan bölgesi, Balear Adaları ve Endülüs’te görüldüğü belirtiliyor. Öte yandan Valensiya ve Madrid’de ise gerileme yaşandı.
2010 yılında elde ettiği turizm gelirlerinin de % 2,5 dolayında geliştiği vurgulanırken, 49 milyar avroluk seviyeye yaklaşıldı. Gelirlerdeki büyüme, aynı zamanda yabancı ziyaretçi başına harcamada da görüldü.

Turist başına ortalama harcamaların da 930 avroya yaklaştığı ifade edilirken, 2009’a göre % 0.3 gelişme oldu. Diğer yandan turistlerin bir günde yaptıkları ortalama harcamalar da % 2,8 artarak 98 avroya ulaştı

Murat Gökmen

 

Son olarak ITB fuarı olmak üzere birçok fuarı geride bıraktık. Şu ana kadarki tüm fuarlarda satışlar geçen seneye göre iyi durumda gözüküyor.  

WTM Londra fuarında açıklanan Global Trends Report ‘a göre turizm bu sene toparlanmaya başladığı resmen bildirimli oldu. Tabii ki tam anlamıyla bir toparlanma ancak 3 yıl içersinde olacaktır. 2010 yılında dünya turizminin %2,2 büyümesi bekleniyor. Raporda ayrıca bazı destinasyon ve bölgelerin farklı konseptlerle öne çıktığı da belirtilmiş. Örneğin; Asya’da golf turizmi, Avrupa’da pop-up oteller , gibi. Bu trendlere göre satış pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi, tesislerimiz adına faydalı olacaktır. Sanıyorum artık tesis,marka, bölge vb faktörler yerine konseptler müşterinin seçimlerinde rol oynayacaktır.

Kongre turizmi açısından bir değerlendirme yaptığımızda geçtiğimiz yılın kongre sayılarında krize rağmen bir azalma olmadığını göreceğiz. Ancak kongrelere gelen katılımcı sayılarında önemli düşüşler göze çarpıyor. Kongrelerin bir sene önceden kayıtlarının alındığı ve planlandığı düşünülürse, krizin etkilerinin 2010’a kayacağını söylemek çok yanlış olmayacaktır. Ancak Türkiye’nin dünya ve bölge kongre turizmindeki konumu nedeniyle, pek sıkıntı yaşamayacağı düşünülüyor.  Bunun sebebi İstanbul dışındaki İzmir ve Antalya şehirlerindeki birçok alternatif  tesis ve fiyat olarak gösteriliyor.

Genel açıdan bakarsak 2010 yılı beklentileri 22,5 milyar dolarlık bir turizm geliri, 28 milyon turist olarak tahminlenmiş. 2010 yılında bakanlık belgeli yatak sayısı 600 bine, belediye belgeli yatak sayısı ise 450 bine çıkıyor. Yani yatak sayısı artıyor.  Bu da her şeye rağmen yatırımcıların turizmin geleceğine güvendiğini gösteriyor. En azından diğer sektörlere nazaran turizmi tercih ediyorlar.

Türkiye’de şu anda maalesef arza göre talep oluşuyor. Yani eldeki boş yataklar pazarlanıyor. Bu da yatak fiyatının düşmesine neden oluyor. Özellikle kriz döneminin etkisiyle bu düşüşler normalin altına inmiş durumda geçen sene. Acentalar, bu fiyatlara göre 2010 da pazarlık etmeye çalışıyor. Bu durumda fiyatların yükselmesi iyice zorlaşacak gibi. Aynı zamanda gelen turistin kalış sürelerinde de azalmalar mevcut.  Kalış süresi 2-3 gün ortalamada azalmış durumda. Bir tesisin geçmiş yıllardaki aynı gecelemeleri yapabilmesi için bu sene daha fazla turistin gelmesi gerekli.

Pazarlara şöyle bir bakarsak, İsrail pazarında 2009 yılında %55-60’lara varan oranda kayıplar göze çarpıyor. Pazarın oyuncularına göre, one minute kriziyle başlayan sürecin etkileri , siyasi makamların telafi adına pozitif yönde hareket etmesi ile kısa sürede toparlanma olabilecek gibi. Bunu hep beraber göreceğiz. Ancak İsrail pazarının geçen sene yöneldiği Yunanistan ve Bulgaristan’dan pek memnun kalmadığı da bir gerçek.  Almanya ve İngiltere 2010 yılında ekonomik açıdan pek iyi durumda gözükmüyor. Ancak Türkiye satışları her iki pazarda da geçen senenin üzerinde seyrediyor. Özelikle Pound / Euro paritesinin 1,10 seviyelerine düşmesi nedeniyle İngilizler için Euro bölgesi iyice pahalı hale gelmiş durumda. Bu da yine Türkiye ve Mısır turizmine yarıyor. Gerçi bu paritenin iyice düşmesi ile tesislerimiz son dönemde %5 e varan bir gelir kaybını da yaşayacaklar. Bu nedenle iyi bir hasıla yönetimi ile tesisler Pazar paylarını dengelemek durumundalar. İç Pazarda ise geçen seneye nazaran satışlar ümit verici. Özellikle erken rezervasyon dönemlerindeki hareket, iç pazarında diğer pazarlar gibi bu avantajların farkına varmaya başladığını da gösteriyor. Ramazan ayı nedeniyle Ağustos ayına artık tesisler kayıp gözü ile bakıyor. Maalesef birkaç sene daha bunun etkisini yaşayacağız.

Rus pazarında ise 2010 yılında, pazarının önemli oyuncuları kendi havayollarını kurmanın avantajıyla giriyorlar. Bu durum sayısal olarak bir artışa neden olacak, çünkü bu tur operatörleri uçakları kiralarken maksimum uçuş saatine göre hesap yapıp bilet fiyatlarını minimum rakamlarda paket turlara yansıtıyorlar. Dolayısıyla maksimum uçuş saatine ulaşmak için maksimum yolcuya ihtiyaçları var. Ekonomik gece uçuşlarının 2010 sezonunun yeni havacılık trendi olacağı söyleniyor.
2010 yılında global krizin psikolojik etkileri kayboldu gözükse de, Rus turistlerin büyük çoğunluğu ekonomik tatil paketlerine yönelecek.

Bu arada satış alanında güzel gelişmeler sevindirse de, maliyetler açısından durum pek iyi gözükmüyor. Et fiyatları ana haber bültenlerinde yer alsa da et kadar olmasa da birçok gıda grubunda %30`ların üzerinde fiyat artışı görülüyor. İçeceklerde, özellikle bira ve şarapta ÖTV artışları maliyetleri ciddi anlamda zorlayacak. Yani bu sene de her sene gibi bir deliği kaparken bir başka yerden tekne su almaya devam edecek.

Murat Gökmen

© 2011 www.turistim.com Sitemiz, yasalara, telif ve kişilik haklarına saygılıdır. Temayı Hazırlayan: Sayontan Sinha
Turizm Siteleri