izmir tanıtım
Baştan başa güzel, biz küçük tilkiler ve İstanbul platonikleri için vazgeçilmez kürkçü dükkanı.

bir kış gecesi kırmızı şarapla dudakları ıslatıp birileriyle gülmek de güzel burada, yokuş yukarı hızla ilerleyen 86′da gülümsemeye devam etmek de. Yeni tanışılan insanların şivesinin hala anlaşılabilir olduğunu fark etmek için, kalamar yemek midye dolmaları lüpletmek için hala harika bir arka fon canim benim, doğduğum şehrim.

 

Başka küçük illerdeki üniversite sürgünlerinden sonra geniş caddeler, yüksek ışıklar altında dondurucu sabah soğuğundan sonra çekilebilir akşamüstleri vaat eder kışın sevimli bere ve atkıları içinde neşeli İzmir insani hala şehirdedir ve yaza kadar sabretmektedir. Karşıyaka’nın mutluluk dolu sokakları, Göztepe’nin kozmopolit ve yalnızlığı uzaklaştıran güzel keşmekeşi, Konak’ın insana güven veren görkemli binaları, Kemeraltı’ndaki orta direk insanin bizdenliği Mavişehirde her şeyin yolunda oluşu hissi. Seferihisar’ın fantezi hikayelerinden fırlamış sahil kasabası dokusu, Çeşme’nin, Urla’nın, Foça’nın mavi ve sarı tonlarıyla bezeli güzelliği..

Bir şehri eviniz yapan içindeki eski dostlardır. İzmir insana yeni tanışıp omur boyu hayatında kalacak güzel eski dostlar vaat ederken bu insanlarla Alsancak’da ya da turkuvaz’da rakı-balık yapma şansını bile tanır. Gecenin ikisinde belediye otobüsü camına başınızı dayayıp Altınyol’u aşarken yalnız bırakmaz, ölüme kadar beraberlik teklif eder.

Ve biz de bunu kabul ederiz belki.

Antalya tanıtımAntalya ili, Aspendos, Side, Belek turizm amaçlı  türkçe tanıtım filmi.

Filmi izlemeye geçmeden önce Antalya hakkında görüşlerimizi bir kaç cümle ile özetleyelim.
Bazıları için sıcaktan dolayı yaşanmaz bir kent olarak dile getirilse de, Antalya son yıllarda artan bir ivmeyle göç almaktadır. Demek ki sıcak Akdeniz iklimi  yaşanmaz değil aksine çok iyi yaşanır kılıyormuş. Tersi olsaydı turistlerin ilgisi bu kente olmaz, turizm gelişmezdi zaten. Hatta İ.Ö 2 binlere dayanan 4 bin yıllık tarih bu kentte yaşanmazdı.

Antalya Türkiye’de bugüne kadar bilinen en eski yerleşmelerin bulunduğu en önde gelen illerden biridir.

Antalya, Batı Akdeniz kıyısında stratejik konumuyla önemli bir liman şehridir. Bu özelliğinden dolayı, kurulduğu tarihten başlayarak sürekli istilalara maruz kalmıştır.

Side AntalyaSiz hiç Side’de gün batımını izlediniz mi?  Cevabınız “hayır” ise çok şey kaçırıyorsunuz ama farkında değilsiniz demektir.

Bu yazımızda özet olarak Side antik kentinin tarihi hakkında bilgi vereceğiz. Ve turistim.com için hazırlanan side hakkındaki videomuzla günümüz sidesini 3 dakikalığına da olsa tanıtmaya çalışacağız.

Side” adı Anadolu dilinde “Nar” anlamına gelmektedir. Bu özellik ve belgede bulunan bazı yazıtlardan elde edilen bilgiler Side tarihinin Hititlere kadar uzandığını göstermektedir. Fakat Anadolunun en eski yerleşim birimlerinden biri olan Side’nin M.Ö. 7. yüzyıldan önce kurulduğu da söylenmektedir. Anadolu tarihleri içerisinde Side, diğer Pamphylia kentleriyle aynı aşamaları geçirmiştir. Yunanlılar M.Ö. 7. yüzyıl göçler sırasında Side’ye gelmişlerdir. Eldeki yazıtlara göre M.Ö. 3. yüzyıla değin de kente özgü bir dil konuşmuşlardır. Hala tam olarak çözülemeyen bu dil Hint-Avrupa dillerindendir. Side M.Ö. 6. yüzyılın ilk yarısında Lidyalıların, M.Ö. 547-546′da da Persler’in egemenliğine girmiştir. Pers yönetiminde gelişen kent. İ.Ö. 334′ de İskender’e teslim olunmuştur.İskender’in ölümünden sonra Antigonus’un (323-304). Ptolemaioslar’ın (301-215). M.Ö. 215′ten sonrada Suriye Krallığı’nın denetimi altına girmiştir. M.Ö. 2. yüzyılda Ptolemaioslar’ın güçlü savaş ve ticaret filoları sayesinde en parlak dönemini yaşayan kent, bu sürede imar edilip bir bilim ve kültür merkezi haline getirilmiştir. M.Ö. 188′de Apameia Barışı ile Bergama Krallığı’na bırakılan Side, Doğu Pamfilya bölgesiyle birlikte bağımsızlığını korumuş, büyük ticaret donanmasıyla refaha ve zenginliğe kavuşmuştur. M.Ö. 78′den sonra Roma egemenliğinde bulunan kent, İ.S. 2. ve 3. yüzyıllarda bölgenin ticaret merkezi oldu. Özellikle köle ticaretinin sağladığı zengin ve parlak bir dönem yaşandı. 2. yüzyıl boyunca bir bilim ve kültür merkeziydi. Suriye krallarından VII. Antiokhos, tahta geçmeden önce burada eğitim gördü. Kral olduğu zaman (M.Ö. 138) Sidetes adını aldı. Bu devre kadar başta Athena ve Apollon olmak üzere Afrodit, Ares, Asklepios ,Hegeia, Kharitler, Demeter, Dionisos, Hermes gibi birçok tanrıya inanıp tapan Side’liler İ.S. 4. yüzyılda hristiyanlaşmaya başlamışlardır. Side, İ.S. 5. yüzyılda Pamfilya Metropolisi ( Piskoposluk Merkezi ) olunca, 5. ve 6. yy’da en parlak devrini yaşamıştır. Bu gelişim 7. 9. yy’lar arasında Arap akınları ile son bulmuştur. Kazılar sırasında büyük bir yangın ve çok sayıda deprem izlerine rastlanmıştır. Arap istilası, doğal afetler kentin terk edilmesine yol açmıştır. 12. yüzyılda Arap coğrafyacısı Idrisi burayı ölü bir kent olarak göstermekte ve Yanmış Antalya olarak tanımlamaktadır. İdrisi’ye göre 1150′ye doğru kent halkı Side’den göç etmiş, XII.yy’da Side tümüyle boşaltılmıştır. 13. yüzyılda Selçuklular’ın 14. yüzyılda ise Hamitoğulları Beyliği ve Tekelioğulları’nın egemenliği altına giren Side’de bu devirlerde yerleşim olmamıştır. 15. yy’da kesin olarak Türk topraklarına katılmıştır. Ancak ne Osmanlılar nede Selçuklular Side’de oturmadıklarından, yarımada üzerinde Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait eserlere rastlanmaz.

1895-97 yılında Yunan ayaklanmasının sıçradığı Girit’ten kaçan Müslüman Türkler, yarımadanın uç kısmına bir köy kurularak Girit Adası’ndan gelen göçmenler buraya yerleştirilmişlerdir.  Bugünkü köyün çekirdeğini oluşturan küçük köy zamanla tüm yarımadayı kaplamıştır. Antik yapılarıyla kendine özgü mimarisiyle, köy evlerinin bir arada bulunması sonradan “Selimiye” adını alan Side’nin turizme açılmasında büyük rol oynamıştır. Side tarihin derin izlerini taşıyan bir kenttir.

SİDE TANITIM VİDEOSU

© 2011 www.turistim.com Sitemiz, yasalara, telif ve kişilik haklarına saygılıdır. Temayı Hazırlayan: Sayontan Sinha
Turizm Siteleri