Öz geçmiş

Özgeçmiş Nasıl olmalı? Ne işe yarar?
· Özgeçmiş işe alınmayı değil görüşmeye kabul edilmeyi sağlar.
Özgeçmişinizi kullanarak ve işyerlerine göndererek işi garantiye alamazsınız. İşe alınmanın ön koşulu görüşmeye girebilmektir. Görüşmeye girmek isteyen çok sayıdaki aday arasından sıyrılabilmek içinse iyi ve etkili yazılmış bir özgeçmiş gereklidir. Görüşmeye girdikten sonra kendinizi çok daha geniş bir şekilde ve yüz yüze olmanın rahatlığı ile anlatabilirsiniz. Özgeçmişiniz size görüşmeye girme olanağı sağlar.
Özgeçmiş iyi ve doğru yazılmış olmalıdır. Kötü yazılmış bir özgeçmiş görüşmeyi ve işi kaybettirir.

· Özgeçmişiniz sizin hayat hikayeniz olmamalı!
Hiçbir işveren sizin hayat hikâyenizle ilgilenmez. Bu, ne onun ilgi alanına girer ne de bunun için vakti vardır. Müstakbel gelin ya da damat adayına gönderecekseniz hayat hikâyenizi yazın. Aksi halde boşa zaman ve emek harcamış olursunuz.

· Özgeçmişiniz sizi işe alacak kişiye o iş için gereken özelliklerinizin anlatımı olmalıdır
Özgeçmiş yaptığınız her şeyi anlatacağınız bir yazı değildir. Bir işe girebilmeniz için, o işe uygun özelliklerinizi ve başarılarınızı özetleyen bir sunuştur.

· Özgeçmiş size özgün ve ayrıcalıklı olmalıdır
İşe alan deparmanlara her ay yüzlerce özgeçmiş gelir ve personel yöneticileri bu özgeçmişleri inceleyip elemeden geçirirler. Her şeyi birbirine benzeyen özgeçmişlerin görüşme için şansı azdır. Özgeçmişiniz içerik ve biçim olarak farklı olmalıdır. Böylelikle sizin farklı bir insan olduğunuz anlaşılabilir.
İşte size standart özgeçmiş örneği. Bu örneğe göre hazırlanan özgeçmişlerin, size bir görüşme ve istediğiniz gibi bir iş kazandırma gücü azdır. Bunun nedeni, bu özgeçmişin hazırlanmasındaki yanlışların (daha sonraki bölümlerde beraberce inceleyeceğiz) yanı sıra, çok alışılmış ve herkesin kullandığı bir biçime sahip olmasıdır.

Kalifiye personel

Profesyonel Otel Yöneticilerinin kısa adı “POYD” adında bir dernekleri var.  Dernek kalifiye personeli elinden kaçırmamak ve istihdam etmek için Akdeniz Üniversitesi ile iş birliği yapıyor.

Amaç, turizm alanında eğitim alan ancak sektördeki zorluklar nedeniyle başka alanlara geçen gençleri, turizm sektöründe tutmak. Turizmde çalışan kalifiye eleman sayısını artırmak. Yetişmiş ve eğitimli personelin önemini vurgulayan POYD Başkanı Adnan Özsoy, “Yoldan geçen herkesin her işi yapmaması lazım. Apartmanlarda kaloriferleri bile belgesiz yakamıyorsunuz ama otelleri belgesiz insanlar idare edebiliyor.” dedi.

Sektörün sezon öncesi, nisan ayı sonuna kadar yaklaşık 300 bin kişiyi işe alacağını vurgulayan Özsoy, yetişmiş personel bulmakta zorlandıklarını söyledi. Adnan Özsoy, Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ile yaptıkları çalışmayla ilgili bilgi verdi. Dernek ile yüksekokul arasındaki protokolün hafta başında imzalanacağını belirten Özsoy, “Üniversiteyle ilişkilerimizi geliştirip, teoriyle pratiği bir araya getirmeye çalışacağız.” dedi. Yetişmiş ve eğitimli elemanların sektörden kaçmasının önüne geçmek istediklerini dile getiren Adnan Özsoy, yaşanan sıkıntıları şu sözlerle ifade etti: “Sektörden kaçanların bir kısmı, stajı aşamasında en pis işlerle uğraştırılıyor ve sektörden kaçıyor. Bir kısmı da yanlış yönlendiriliyor, zannediyor ki okuldan çıktığı gibi müdür olacak. Aradığını bulamayınca sektörden kaçıyor. Bunun ortasını bularak sektörde tutma derdindeyiz.”

Turizmin, 7 ay gibi kısa süreye sıkışmasının da kalifiye elemanın sektörden kaçmasına yol açtığını savunan Özsoy, “İnsanlar 7-7,5 ay çalışıp çıkacağı bir iş yerine, daha garantili işler tercih ediyor. Çoğunluğu devlet memurluğunu düşünüyor.” değerlendirmesinde bulundu. Kendisinin Ege Üniversitesi mezunu olduğu bilgisini veren Özsoy, beraber okuduğu dönem arkadaşlarının sadece yüzde 15′inin turizm sektöründe çalıştığını vurguladı. Yapılacak işbirliği ile turizm sektöründe yönetici pozisyonundaki çalışanları öğrencilerle bir araya getireceklerini anlatan Özsoy, öğrencilerle kendi tecrübelerini paylaşarak kaygılarını azaltmak istediklerini söyledi. Özsoy, öğrenci ve öğretim elemanlarını, derneklerine üye olmaya çağırdı.

iş arayanlarTurizmde istihdam düşüşü yaşandığı istatistikler sonucu ortaya çıktı.

Kariyer.net’e göre, geçtiğimiz aralık ayında genel olarak tüm sektörlerde işe alımlar artarken düşüş yaşayan tek sektör turizm oldu. 12 aya çıkartamadığımız, yaz ve bahar ayları ile sınırlı turizm sektörünün ,  istihdam istatistiklerine yansıyan durumu.

kariyer.net 2010 Aralık Ayı İstihdam Endeksi sonuçları açıklandı.

Buna göre, 2010 yılının kasım ayına göre yüzde 33 artış gösteren yeni iş ilanlarının sayısı, 11 bin 116′ya ulaştı. Tüm sektörlerde yükselişe işaret eden bu durum yapı, telekom, sağlık, otomotiv, bilişim ve üretim iş ilanı sayısında hem yılın, hem de tüm zamanların rekor seviyesine ulaşarak, sektörlerdeki iş potansiyellerini de ortaya koydu.

Akşam Gazetesi’nde yayınlanan habere göre, sektörlerin en çok yeni iş ilanı sayısına göre sıralaması ise, ”Yapıda 1140, tekstilde 923, bilişimde 841, sağlıkta 827, telekomda 450, otomotivde 626, turizmde 350, gıdada 499, üretimde 514, finansta 256 yeni ilan” şeklinde gerçekleşti.

TEK DÜŞÜŞ YAŞANANAN SEKTÖR TURİZM

Geçen aya göre düşüş gösteren tek sektör, işe alım sezonu şubat–mart aylarında başlayan turizm oldu. Turizm ilanlarında yüzde 3′lük bir düşüş yaşandı.

Sağlık sektörünün Anadolu’daki yatırımları, belirli şehirlerdeki iş ilanlarının artışına önemli ölçüde yansıdı. Batman, Bartın, Elazığ, Sivas, Erzincan şehirlerinden gelen iş ilanlarındaki artış dikkati çekti.

Aralık ayı içinde en çok iş ilanı, yine satış temsilciği ve mühendislik pozisyonları için yayınlandı. Tüm pozisyonlar için verilen ilanlarda artışlar gözlenirken, bilişim ve telekom sektörlerindeki artış, özellikle yazılım uzmanı pozisyonuna olan talepte kendini gösterdi.

2010′DA İŞ İLANI EN ÇOK PERAKENDEDE ARTTI

2010′da toplam yeni iş ilanı sayıları bir önceki yıla göre yüzde 50 arttı. 2009′da 72 bin 180 olan yeni iş ilanı sayısı, 2010′da 108 bin 417′ye ulaştı. Yılın en çok istihdam imkanı sunan sektörü tekstil oldu.

Yapı sektörü de yurt içinde olduğu kadar yurt dışındaki yatırımlardan da hız alarak toplam 10 bin 117 iş ilanıyla önemli bir istihdam potansiyeli yarattı.

İş ilanı sayısında ortalama artış oranı yüzde 50′nin üzerinde kalanlara bakıldığında, alışveriş merkezi yatırımlarıyla hız kazanan perakende, 2009′dan bu yana yüzde 89 artışla dikkati çekti.

Krizden büyük ölçüde etkilenen otomotiv ve üretim sektörleri ise, sırasıyla yüzde 78 ve yüzde 63 artış kaydederek, 2010 yılında toparlanma içine girdiğini ortaya koydu.

Yeni ilanların artış hızında ve sayısında Anadolu’yla İstanbul kıyaslandığında, sadece İstanbul için yayınlanan iş ilanlarının, Anadolu’dan daha fazla olduğu gözlendi. Bu tabloda, İstanbul’un nüfusu ve istihdam potansiyelinin yanı sıra, Anadolu’daki işverenler arasında internetten personel aramanın hala İstanbul’daki kadar yaygınlaşmamış olması da rol oynuyor. İstanbul’da iş ilanlarının sayısı 2009′dan 2010′a yüzde 72 oranında artarken, bu oran Anadolu’da yüzde 50 olarak gerçekleşti.

EN ÇOK MÜHENDİS ARANDI

En çok aranan pozisyonlarda uzun yıllardır birinci sırada yer alan satış temsilciliği, 2010′da yerini mühendislik pozisyonuna bıraktı. 2010′da mühendisler için 12 bin 130, satış temsilcileri için 8 bin 248 iş ilanı yayınlandı.

Öte yandan en çok iş başvurusu satış temsilciliği için yapılırken, mühendislik ikinci sırada, genel başvuru üçüncü sırada yer aldı.

En çok yeni öz geçmiş gelen şehirler İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya olarak sıralanırken, İstanbul’un Avrupa yakasında yaşayanların Anadolu yakasına göre yüzde 40 civarında daha fazla öz geçmiş oluşturması dikkati çekti.

Özgeçmiş artış hızına bakıldığında ise, Bingöl’de yüzde 97′lik bir oran gözlenirken, Kastamonu, Bayburt, Uşak ve Kırıkkale’de yüzde 40′lara varan oranlarda artış yaşandı.

toplu konutToplu Konut İdaresi (TOKİ), turizm sektöründe çalışanlara konut yapacak.

AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak´ın başvurusu üzerine TOKİ, turizm ve konaklama işletmelerinde bordrolu çalışanlar yapacağı konutlar için yer tespiti çalışmalarına başladı. Uygun yer bulunması halinde, Belek´te 2 bin, Kundu, Tekirova-Çamyuva ve Göynük-Beldibi turizm bölgelerinde biner olmak üzere toplam 5 bin konut inşa edilecek. Hazine arazileri üzerine yapılacak konutların, turistik tesislere uzaklığının 10 kilometreyi geçmeyecek şekilde olması gerektiğini belirten Badak, konut projelerinin 2012 ve 2013 yıllarında satışa çıkılmasını istedi.

Badak, Antalya kıyılarında faaliyet gösteren binin üzerindeki turistik tesislerinde 200 bin kişinin istihdam edildiğini, yaklaşık 100 bin personelin de Belek-Kundu-Kemer toplu turizm bölgelerinde çalıştığını belirtti. Özellikle Belek-Kundu-Kemer bölgelerinde yeterli konut bulunmamasından dolayı çalışanların büyük bölümünün 40 ile 70 kilometre mesafedeki mahallelerden turizm tesislerine otobüslerle taşındığına dikkat çeken Badak, “Bu personelin büyük kısmı kiracı olup, iş yerlerine yakın konumda, uygun şartlarda konut sunulursa satın alabilecek düzeyde aylık gelire ve iş devamlılığına sahiptir.” dedi.

Badak´ın verdiği bilgilere göre, turistik tesisler personellerini, tek veya çift vardiya dönemlerinde işe başlama saatinden 2 saat önce 40 kişilik otobüslerle tek tek, sokak sokak dolaşarak topluyor. İş çıkışı da ancak 2 saatte evine bırakılabilen personel, iş gününün 4 saatini yolda geçiriyor. Bu durum personelin yorgunluğuna yol açarak iş verimliliğini düşürüyor ve sağlık sorunlarına sebebiyet veriyor. Ayrıca turistik tesisler için yüksek ulaşım maliyeti doğuruyor. Servisler çift vardiya sezonunda sabah 06.00-08.00, öğleden sonra 14.00-18.00, gece 23.00-01.00 saatlerinde Kemer-Tekirova turizm bölgesinden Konyaaltı-Kepez konut bölgesine ve Kemerağzı-Kundu-Belek turizm bölgesinden Muratpaşa-Kepez konut bölgesine çok sayıda otobüsle gerçekleştiriliyor.

Kaynak : Haber Türk

otel personeliTurizm cenneti Türkiye’nin başta Akdeniz ve Ege sahillerindeki işletmeler yerli ve yabancı turistlere en iyi hizmeti verebilme adına konumlarını dünya trendlerine uygun olarak yenilemekte adeta yarış halindeler.

Sayıca en çok turist ağırlayan ve en fazla yatak kapasitesine sahip olan Antalya ve çevresindeki turizm tesisleri,  işleticileri bu hizmeti konuklarına en sağlıklı bir şekilde verebilmeleri için personelini işe alırken adeta ince eleyip sık dokumaktadırlar.

İşletmeler haklı olarak ve işin gereği olarak çalıştıracakları personelde: Turizm eğitimi,  Yabancı dil,  Tecrübe ve iyi bir referans aramaktadırlar.

İşletmelerdeki: Yönetici,  resepsiyon,  rezervasyon,  kat hizmetleri,  restorant-bar,  mutfak,  güvenlik ve diğer alanlarda yer bulabilmek için sezon açılışlarında çalışanlar birbirleri ile kıyasıya yarışmaktadır.

Ne yazık ki işe başlamayı hak edenler,  sezon bitiminde yine kendilerini kapı önünde bulmakta,  dört,  beş ay işsiz kaldıktan sonra yeni sezonda tekrar bir yarış içine girmektedirler.

Maalesef ülkemizde yasalar boşluklarla dolu olup,  bu boşluklardan yararlananlarda daha çok işverenler oluyor.

Turizm çalışanlarının bu sorunları hiç bir zaman gündeme getirilmemiştir.

Yaz sezonu tesislerinde mevsimlik-sezonluk çalışan diye adlandırılan bu kişilerin,  haklarını koruyacak sendika,  dernek olmakla beraber bu çalışanlar yalnız bir görünümdedirler.

Aslında o güler yüzle konuklarını karşılayıp,  memnun etmek için çabalayan bu turizm çalışanlarının hiç de güler yüzlü olmayan iş yaşamları vardır.

Bu çalışanlar için özel bir yasanın çıkarılması gerekmektedir.

-İş akitleri askıya alınan çalışana kapalı dönemde yarım maaş,  Tamamen çıkarılan çalışana da çalışma süresine bakılmaksızın tazminat verilmesi öngörülmelidir.

Böylesi bir yasa tüm sektör çalışanlarını da kapsayacak şekilde düzenlenmelidir.

Turizm işletmecilerinden önde gelen bazı zincir işletmeler dışındaki diğer işletmecilerin çoğunluğu çalışanlarının dışındaki nedenlerle beklentilerini karşılayamadıklar zaman da faturayı çalışana kesmektedirler.

Yatırımcılar tesisi açtıktan sonra işletmeyi ehli olan kişilere bırakmak yerine,  branşları olmadığı halde tesisi işletmeye çalışmaktadırlar.

Bundan hem kendileri hem de çalışanlar zarar görmektedir.

Her sezon açılışında,

GÜLER YÜZLE HOŞGELDİNİZ Diyen turizm çalışanlarına UZUN SEZONLAR İşletmelilere de BOL KAZANÇ dileklerimle

Yazan: Sema Tapan

Hükümetin yeni getirdiği  (TBMM)’de görüşülmekte olan birçok yasa ile ilgili düzenlemeyi bir arada ele aldığı için “Torba Yasa” olarak tanımlanan tasarıda otel çalışanları aleyhine birçok düzenleme bulunuyor.

otel personeli Haberin detaylarına girmeden önce, otellerin emek yoğun hizmet işletmeleri olduğundan dolayı personel giderlerinin en yüksek gider grubunda olduğunu ve bunu aşağı çekmek için minimum maaş vererek veya stajyer adı altında hiç vermeyerek. 2 personelin yapacağı işi tek personele yaptırma politikasını hatırlatmak isteriz.

Otellerde çalışanlar için 4 ay ‘denkleştirme süresi’ uygulaması getirilerek, sezonunda fazla mesai uygulamasına fiilen son verileceği belirtiliyor.

Torba Kanun tasarısında yapılan düzenlemeyle, işverenlerin yeni işçi alımını kolaylaştırmak gerekçesiyle ilk defa işe girişlerde 2 ay olan deneme süresi 4 aya çıkartılacak. Turizm sektöründe de 4 ay ‘denkleştirme süresi’ uygulaması getirilerek, turizm sezonunda fazla mesai uygulamasına fiilen son verilecek. Torba Kanun tasarısının hükümetten gelen halinde, işe alımlarda halen 2 ay olan deneme süresinin 25 yaşın altındaki işçilerde 4 aya çıkartılması öngörüldü.

Bu düzenlemeye gerekçe olarak da, genç işçilerin tecrübelerinin ve istihdamlarının artırılmasının amaçlandığı gösterildi. Alt komisyondaki görüşmeler sırasında ise ‘25 yaş’ sınırı kaldırılarak, yerine ‘ilk defa işe girenler’ ifadesi konuldu. Böylece, yaş sınırı olmaksızın, ilk defa işe girenler için halen maksimum 2 ay olan deneme süresi 4 aya çıkartıldı. İşverenin işi zaten dört aylık bir iş ise sürenin sonunda işçi kapının önüne konulabilecek. Bir sonraki gittiği işyerinde de ‘ilk defa işe giren’ işçi muamelesi görecek kişi, burada da 4 ay deneme süresine tabi olacak. Böylece işçi yıllarca stajyer konumundan kurtulamayacak.

4 ay denkleştirme yapılabilecek

Mevcut İş Kanunu’nda da yer alan ancak pratikte uygulanamayan ‘denkleştirme süresi’ turizm sektöründe zorunlu hale geliyor. Buna göre, turizm işletme belgeli işyerlerinde dört ay süreyle, yani sezonun tamamı için denkleştirme uygulaması yapılabilecek. Denkleştirme uygulamasının yapıldığı dönemlerde işçiler yasaya göre 11 saat çalıştırılabiliyor. Uygulamada ise 11 saatlik süre turizm sektöründe genellikle aşılıyor. Fazla çalışılan süreler için fazla mesai ücreti ödenmiyor. İşçilere ölü sezon olan kış aylarında maaş ve sosyal güvenlik primi ödenmesi gerekiyor. Fakat yasada, turizm sezonunda hiç fazla mesai ödenmeden çalıştırılan işçinin kış sezonunda işten çıkartılması durumunda herhangi bir yaptırımı bulunmuyor. Böylece kötü niyetli turizm işletmeleri sezon başında alıp sezon sonunda çıkarttığı işçiyi hiç fazla mesai ödemeden çalıştırma imkânına kavuşacaklar. Turizm sektöründe fazla mesai ücreti fiilen kalkacak.

Ahmet Kıvanç- Haber Türk

© 2011 www.turistim.com Sitemiz, yasalara, telif ve kişilik haklarına saygılıdır. Temayı Hazırlayan: Sayontan Sinha
Turizm Siteleri